Millet İttifakı HDP’nin Bölünme Talebini Meşru Kab…

Kılıçdaroğlu’nun “HDP’nin meşru muhataplığı” konusundaki desteğine, Millet İttifakı ortakları İYİ Parti ve Saadet Partisi’nden de onay geldi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, ‘Kürt sorunu’ndan söz ederken, “İmralı (terör örgütü PKK kurucusu ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü Abdullah Öcalan) meşru bir organ değil. HDP’yi meşru organ olarak görebiliriz. Eğer bu sorun çözülecekse meşru bir organla çözebiliriz” açıklaması, HDP’nin PKK’nın bölücü taleplerini siyasete taşımasını yeniden gündeme getirdi.

MİLLET İTTİFAKI’NDAN ONAY GELDİ

Bu kez, Kılıçdaroğlu’nun “HDP’nin meşru muhataplığı” konusundaki desteğine, Millet İttifakı ortakları İYİ Parti ve Saadet Partisi’nden de onay geldi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Musavat Dervişoğlu, Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya’ya verdiği demeçte, HDP’nin TBMM’de temsil edilmesinin meşruiyet göstergesi olduğunu belirtip, “HDP’li TBMM Başkanvekili oturumları yönetiyor ve hepimiz de onun yönetimine katılıyor muyuz? Bu meşru mu, gayrimeşru mu tartışmasına en iyi cevaptır” diyerek, Kılıçdaroğlu’na destek verdi.

HDP İLE İLGİLİ BU GAYRİMEŞRUDUR DEMEMİZ NE KADAR DOĞRU?

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu da, DW Türkçe’ye verdiği demeçte, aynı gerekçeyi kullandı ve ”Bazıları HDP’yi gayrimeşru kabul ediyor. Ama HDP ile ilgili olarak ‘bu gayrimeşrudur’ dememiz ne kadar isabetli olur? Şu anda HDP, Meclis’te, Meclis Başkan Vekili var, bu kişi Meclis’i yönetirken bir parti çıkıp da ‘senin Meclis’i yönettiğin dönemde ben söz almam’ diyebilir mi? Demek ki meşru şu anda” dedi.

ÇÖZÜMÜN ADRESİ VE MUHATTABI İMRALIDIR

Ancak ‘meşru muhatap’ konusuna tek itiraz HDP’den geldi. HDP eski eş genel başkanı Sezai Temelli, “Çözümün adresi ve asıl muhatabı İmralı’dır” cevabını verdi. Fakat Temelli, cezaevindeki terör hükümlüsü eski eş genel başkan Selahattin Demirtaş’ın uyarısı üzerine geri adım atarak, “Kişisel görüşümdü. Kılıçdaroğlu’na yanıt vermek amacıyla atılmış bir tweet değildi. Çatışmayı önleme ve demokratik bir çözüm bağlamına dikkat çektim. Meşru muhatap elbette HDP’dir” dedi.

KÜRT SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN HDP’Yİ MUHATTAP YAPAR

Üç partinin genel başkanının “TBMM’de temsil edildiği için meşrudur, bu meşruiyet Kürt sorununun çözümü için HDP’yi muhatap yapar” yaklaşımı, daha önce “HDP’nin PKK ile yakın olduğu, uzantısı olduğu” açıklamalarıyla çelişiyor.

TERÖRÜ BESLEYECEK SİYASETTEN KAÇMALIYIZ

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 3 Eylül 2019’da bir TV yayınında “HDP’nin PKK ile arasına mesafe koyması lazım. Terörü besleyecek siyasetten kaçınmamız lazım” ifadesini kullanmış, SP Genel Başkanı Karamollaoğlu da, 19 Mayıs 2020’de katıldığı bir YouTube yayınında, “HDP ile olan sıkıntı şurada; PKK ile arasına biraz daha mesafe koyması gerekiyor. Bunu tam olarak koyamadığı kanaati hakim” demişti.

İP Genel Başkanı Meral Akşener de 24 Nisan 2020’de yine bir TV programında, “Biz HDP’yi PKK’nın yanı başında, onun uzantısı olarak konumlandırıyoruz” açıklamasını yapmıştı.

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ise Akşener’e cevap verirken, bugün CHP, İYİ Parti ve SP’nin ittifakla gösterdiği ‘meşruiyet’ gerekçesini öne sürerek, HDP’nin Meclis’te temsil edilen bir parti olduğuna işaret etmiş, “Meclis’te üçüncü olarak, demokratik siyaset alanında mücadelemize devam ediyoruz” demişti.

GEREKÇESİ DE HDP’DEN

Bu açıklamalar, siyasi kulislerde iki sorunun tartışılmasına neden oldu:

Bir yıl öncesine kadar HDP’yi “PKK’ya yakın, PKK uzantısı” olarak gören Millet İttifakı partileri, HDP’li Saruhan Oluç’un gerekçelerine nasıl sarıldılar? HDP’yi, ‘uzantısı olduğu’ PKK’dan bağımsız olarak ‘Kürt sorunu’ konusunda ‘meşru muhatap’ kabul etmeye nasıl ikna oldular?

HDP’NİN ÖNERİSİ EYALETLEŞME

Millet İttifakı ortaklarından gelen açıklamalar, HDP’nin ‘Kürt sorunu’ konusundaki çözüm önerilerini de yeniden gündeme getirdi.

HDP’nin Kürt sorununun çözümü adı altında PKK’nın bölücü önerilerini siyasete taşıma çabasını ilk olarak, HDP’nin önceki partisi BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş dile getirmişti. Demirtaş, 22 Aralık 2010’da İstanbul’da yapılan ‘Kürt Sorunu’ konulu bir toplantıda, “Türkiye, tek bir merkezi parlamentoda tüm yetkilerin toplandığı ve hükümet diye bir organın bütün ülke adına yürütme yetkilerini elinde bulundurduğu bir ülke olamaz. Yerinden yönetimi öneriyoruz. Türkiye 20-25 idari bölgeye ayrılabilir. Biz il genel meclisleri ile TBMM arasında bir yerde konumlanan ‘Bölge Meclisleri’ öneriyoruz. TBMM dış ilişkiler, ulusal savunma, genel maliye hizmetlerini elinde bulundurur, adalet ve eğitim gibi hizmetleri de yerel yönetimler ile birlikte yürütür. Kalan tüm yetkiler bölge meclisine devredilir” demişti.