PCR Testi Yaptırmayan Çalışan İşten Çıkarılabilir…

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayınlanan genelge ile aşı olmayan işçiler için PCR testi zorunluluğu getirildi. Peki, PCR testi uygulaması zorunlu mu? Kimlerin test yaptırması gerekecek? Test yaptırmayan işçi işten çıkarılacak mı?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yayımlamış olduğu söz konusu genelgeye göre işveren kişiler koronavirüs aşısını yaptırmayan çalışanlarından haftada bir test yaptırmasını talep edebilecek. Bu uygulama ile birlikte ‘Test uygulaması zorunlu mu?’, ‘Kimler test yaptıracak?’, ‘Çalışanın itiraz hakkı olacak mı?’ ‘İşveren test yaptırmak istemeyen işçiyi işten çıkartabilecek mi?’ gibi soruları gündeme getirdi.

PCR TESTİ YAPTIRMAYAN ÇALIŞAN İŞTEN ÇIKARILABİLİR Mİ?

Bugüne kadar koronavirüs aşıları ile ilgili tartışmalar ‘aşı zorunlu olabilir mi olamaz mı’ noktasında devam ediyordu. Önümüzdeki süreçte ise bu tartışma ‘PCR testi zorunlu olabilir mi olamaz mı?’ tartışması da eklenecek gibi duruyor.

Hukukçular, koronavirüs aşısının zorunlu olabilmesi için ilk başta kanun çıkartılması gerektiği görüşünde fikir birliğinde buluşuyorlar. İş hukuku açısından ele alınan değerlendirmelerdeyse işçinin diğer çalışanlara ya da müşterilere olası bir şekilde hastalık durumu içerisinde virüs bulaştırma riski mümkünse işverenin ‘geçerli fesih’ yapabileceği ifade ediliyor. Geçerli fesih uygulamasında işveren işçinin ihbar ve kıdem tazminatını verir. Geçerli fesih sebebi mahkemede kabul edildiği takdirde işçi işe iade haklarından da fayda sağlayamaz.

Çalışanların PCR testini yaptırmamaları halinde nasıl bir cezai yaptırım uygulanacağı hakkında ise yasal bir boşluk yaşanmakta. Fakat, Çalışma Bakanlığı’nın talimatı neticesinde işverenlerin aşı olmayan işçilere doğru yazılı bir bildirimde bulunması ile birlikte ileriye dönük hukuki işlemlerin altyapısı yapılacak.

PCR TESTİ YAPTIRMAYAN İŞÇİ TAZMİNATSIZ BİR ŞEKİLDE İŞTEN ÇIKARILABİLİR Mİ?

Aşı olmayan işçilere yazılı bir bildirim işlemi uygulanırken hastalanmaları ve başkalarına da koronavirüs bulaştırmaları durumunda karşı karşıya kalabilecekleri hukuki tehditler hakkında da bilgi paylaşımı yapılacak.

Örneğin, İş Kanunu‘nun işverene haklı bir sebeple iş akdini derhal fesih hakkı veren 25. maddesine göre, ‘işçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından… doğacak bir hastalığa yakalanması durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi’ durumunda işveren haklı fesih hakkından yararlanabilir. İşveren, işçinin aşı olmamasından ötürü hastalanmasını ‘kendi kastından doğan bir hastalık’ biçiminde değerlendirerek bu gerekçe ile işine tazminatsız bir şekilde son verebilir. Mahkeme bir ihtimal ileri bir dönem içerisinde işvereni haksız, işçiyi haklı bulabilir. Fakat, işini kaybeden işçi o zamana kadar mağdur durumda kalabilir.

PCR TESTİ ÜCRETLİ Mİ OLACAK?

Zorunlu bir şekilde yaptırılacak PCR testinin ücrete tabi olup olmayacağı da merak edilen konular arasında liste başına oynamaktadır. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, zorunlu PCR testlerinin devlet hastanelerinde ücretsiz bir şekilde yapılacağını daha önceki dönemlerde ifade etmişti. Bununla birlikte özel hastanelerde PCR testi olanlar ücretini kendileri karşılayacak.

İŞÇİNİN ÜCRETİNDE AZALMA OLABİLİR Mİ?

Bu haftadan başlayacak olan aynı anda çok sayıda kişi test yaptırmasından ötürü PCR testlerinde olası bir şekilde yığılmalar ve buna bağlı olarak da zaman kayıpları bekleniyor. Koronavirüs aşısı yaptırmamış olan işçiler PCR testi yaptırmak için saatlerce, belki de yarım gün işe gidemeyecek.

İşçinin haftada bir gün PCR testi olmak zorunda kalması işveren açısından da işgücü kaybı olarak ifade edilir. Kart bastırılarak girilen işyerlerinde çalışan kişinin işe geliş ve gidiş sürelerine bakılarak PCR testi sebebiyle işe geç gelen işçilerin maaşında olası bir şekilde kesinti gündeme gelebilir. Kart bastırılmadan girilen işyerlerinde de emekçinin maaşında kesintiye gitmek isteyen işveren olabilir.

TEST UYGULAMASINDA İŞVEREN NASIL BİR YOL İZLEYECEK?

Öncelikle işveren, çalışanının aşı olup olmadığını ya da koronavirüs aşılarını yaptırıp yaptırmadığını kişisel verilerin korunması kuralına uyarak çalışandan talep edecek ki, HES kodu ve aşı kartı ile söz konusu bu durum zaten işyerlerinin büyük bir çoğunluğunda talep edilebiliyor. Ardından işveren, aşı olmamış veya aşılarını tamamlamamış işçileri, işyerinde karşılaşabilecekleri olası risk ve tedbirler hakkında yazılı bir şekilde bilgilendirecek.

Bu bilgilendirmenin ardından da işveren, aşı olmayan işçilere, kovid-19 tanısı konması halinde iş ve sosyal güvenlik yasası gereğince karşılaşacakları olası sonuçları da ek bir şekilde bildirmekle yükümlü.

PCR TESTİ ZORUNLU MU?

İşveren, koronavirüs aşısı yaptırmayan ve aşıları da tamamlanmayan işçilerinden 6 Eylül tarihi itibari ile haftada bir kez zorunlu bir şekilde PCR testi talep edebilecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yayımlamış olduğu genelgesinde, ‘zorunlu olarak haftada bir kez PCR testi yaptırmaları işyeri, işveren tarafından istenebilecek’ ifadeleri kullanılıyor. Yani bir başka ifade edilişi ile birlikte ‘işveren zorunlu olarak isteyecek’ ifadesi bulunmuyor. Bu durum neticesinde isteyen işveren testi zorunlu tutabilir isteyen de PCR testini zorunlu tutmaz.