Erdoğan’ın Yeni Kitabı ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yazdığı ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ isimli kitap, bugün kitapseverlerle buluşacak. Dünya dillerine de çevrilmekte olan 216 sayfalık kitaptan elde edilen tüm gelir AFAD’a bağışlanacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaleme aldığı adaletsizlik, mülteci krizi, uluslararası terörizm ve İslam karşıtlığı başta olmak üzere küresel siyasetin açmazlarına işaret eden, ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ isimli kitap bugün raflarda yerini aldı. Turkuvaz Kitap tarafından basılan kitap,  Türkiye’nin tüm insanlık için ortaya koyduğu adalet arayışını tüm ayrıntıları ile aktarıyor.  40 liradan satışa sunulan 216 sayfalık eser, yeryüzündeki ayrımcılık ve çifte standardı Birleşmiş Milletler (BM) örneğiyle gözler önüne seriyor.

‘DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR’

Erdoğan kitabında, Birleşmiş Milletler’in , işlevsellik, etkinlik, kapsayıcılık, temsil ve yönetişim sorunlarının altını çiziyor ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) kapsamlı bir reform ihtiyacına değiniyor. ”Dünya beşten büyüktür”, söylemini vurgularken yükselen İslam karşıtlığı, küresel adaletsizlikten bahsediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan kitabında,  temsilde adaletin sağlandığı ve veto imtiyazının kaldırıldığı bir Birleşmiş Milletler (BM) için ilkeli, kapsamlı, stratejik ve uygulanabilir bir model önerisiyle ”daha adil bir dünyanın mümkün olduğunu” vurguluyor.

Kitapta vurgulanan bazı bölümler şöyle:

– ”Çocukların öldüğü ve öldürüldüğü bir dünyada hiç kimse masum değildir.”

– ”Bugün dünya genelinde en fazla ihtiyaç duyulan konuların başında adalet geliyor. Küresel adaleti tesis etmekle yükümlü kurumlar ne yazık ki büyük bir atalet içinde bulunuyor.”

 – ”Merhametini yitirmiş bir çağda bizlere adaletin temsilcisi, vicdanların sesi olma sorumluluğu düşüyor.”

– ”Güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir sistem tesis edilene kadar ‘Dünya beşten büyüktür’ demeye devam edeceğiz.”

– ”Geçmişin ihtiyaçlarına göre şekillenmiş kurumlarla günümüzün sorunları çözülemez. Hatta bu kurumların yeni sorunlar ürettiği de aşikardır.”

– ”Bizim anlayışımıza göre, dünyanın düzenini, kurtuluşunu ve mutluluğunu sağlayacak olan adalettir. Daha adil bir dünya için de umut ve güven veren bir küresel düzene ihtiyaç vardır.”

İLETİŞİM BAŞKANI ‘ÇOK HEYECANLIYIZ’

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, sosyal medya hesabı üzerinde, kitabı,”Çok heyecanlıyız.” şeklinde duyururken ”Cumhurbaşkanımız bu esere çok büyük emek harcadı. Bu eser, her şeyden önce Birleşmiş Milletler’in yeniden yapılanması için somut bir model önerisinde bulunuyor.” ifadelerini kullandı.

ELDE EDİLEN GELİR AFAD’A BAĞIŞLANACAK

Elde edilen tüm geliri AFAD’a bağışlanacak olan kitap, İngilizce, Arapça, Almanca, Fransızca, Rusça, İspanyolca gibi dünya dillerine çevrilecek.

Kitap, Turkuvaz Kitap’tan 1. Hamur kağıda basılacak. Türkçe olarak hazırlanan eser, 40 TL fiyat ile satışa sunulacak. İnternetten sipariş etmek isteyenler ise 32 TL’ye temin edebilecekler.

Kitabın ön kapağında Cumhurbaşkanı’nın portresi yer alıyor. Kitabın arka kapağında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri bulunuyor. Kitabın arka kapağında Cumhurbaşkanının ‘Sadece beş ülkenin bütün dünyanın kaderini etkileyecek konularda karar vermesi ne ahlaki ne adildir. Dünya beş ülkeden büyüktür.

Adil ve daha sürdürülebilir bir küresel barışın temini için çok kültürlülüğü ve çok kutupluluğu yansıtan bir BM’ye ihtiyaç vardır. Dünya ne tek kutuplu ne de iki kutupludur, ne hâkim bir kültürün ne de birkaç imtiyaz sahibi aktörün kültürel hegemonyası altındadır. Çok kutuplu, çok merkezli, çok kültürlü, daha kapsayıcı ve adil bir dünya inşa etmek mümkündür. Böylesi bir dünya için ilk adres BM’dir. Barışın, istikrarın, adaletin ve etkin küresel yönetişimin yolu, BM’nin reforma tabi tutulmasından geçmektedir. BM reformu ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin yapısının yeniden oluşturulması, elbette tüm dünya ülkelerinin uzlaşmasıyla hayata geçecektir.

Biz Türkiye olarak, bu çerçevedeki teklifimizi uzun zamandır ifade ediyor ve tüm ülkelerin tartışmasına açıyoruz. çözüm önerimiz ise ‘Dünya beşten büyüktür’ ifadesinde kendini bulan, BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının değiştirilmesini merkeze alan bir perspektifin hâkim kılınmasıdır. Konsey’in kıtaları, inançları, kökenleri ve kültürleri mümkün olan en adil şekilde temsil edecek bir yapıya kavuşturulacak şekilde yeniden yapılandırılması çözüm ve küresel barışın tesisi için devrimsel bir adım olacaktır.

DÜNYA GENELİNDEKİ SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERİ YER ALIYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaleme aldığı, ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ kitabında dünya üzerindeki sorunlar ve bunlara dair çözümler ara başlıklarla ele alınıyor.

Kitapta, çok taraflı ve geniş kapsamlı kurumların olması vurgulanarak yeniden yapılandırmaya dikkat çekiliyor. Kitapta yer alan ifadeler ise şöyle: ‘Daha iyi işleyen bir uluslararası düzen kurmak için ihtiyacımız olan hali hazırdaki uluslararası kurumları çok taraflılık ekseninde yeniden yapılandırmaktır. Etkin çok taraflılık ancak kapsayıcı olan çok taraflı kurumların varlığıyla mümkün olabilir. Bu anlamda güvenlik konseyinin yeniden yapılandırılmasından başlayıp kapsamlı ve anlamlı reformları süratle uygulamaya koymalıyız. Güvenlik Konseyi’ni daha etkin, demokratik, şeffaf hesap verebilir bir yapıya ve işleyişe kavuşturmalıyız.’ 

Devamında ise; ‘Aynı şekilde uluslararası toplumun ortak vicdanını yansıtan BM Güvenlik Kurulu’nu da güçlendirmeliyiz. Söz konusu adımlar etkinliği haiz bir çok taraflılık için atılacak devrimci bir adım olabilir. Karşı karşıya kaldığımız sorunları zaman kaybetmeden gündemimize daha gerçekçi ve ciddi bir biçimde almazsak yarın çok daha geç olabilir.

Bardağın dolu tarafında ise BM’nin insanlığın barış, adalet ve refah anlayışında büyük imkanlar sunma potansiyelini sürdürmesi bulunuyor. Henüz Kovid-19 salgınının ortaya çıkardığı krizinin üstesinden gelemediğimizi de göz önünde bulundurarak çok taraflı iş birliği için sahip olduğumuz mevcut kurumları ve mekanizmaları en etkin şekilde kullanmaya çalışmalıyız. Sorunların küresel olduğu durumlarda yerel çözümler ancak günü kurtarabilir.’ şeklinde ifadeler bulunuyor.

BM’NİN MEŞRUİYET SORUNU

Cumhurbaşkanı Erdoğan kitabında Birleşmiş Milletler’in meşruiyet sorununa da değindiği kısımda şu ifadeler yer alıyor: ‘Bu sorun hem tarihseldir hem de BM’nin günümüz sorunlarıyla ilgilidir. Sorunun kaynağı ise BM Güvenlik Konseyi’dir. Yasal işleyiş ve eylem biçimi şeklinde tasnif edebileceğimiz meşruiyet sorunuyla karşı karşıya bir BM ve Güvenlik Konseyi söz konusudur. Kurulduğu yıllarda ortaya koyduğu çerçevenin dışına taşan BM Güvenlik Konseyi, özellikle üye devletlerin egemenlik yetkilerinin aşımı konusunda bir çok karara imza atmıştır. Haddizatında amacı çatışmayı önlemek, barışı sağlamak ve küresel istikrarı tesis etmek olan BM’nin hangi durumlarda diğer devletlerin egemenlik yetkilerini ortadan kaldıracak ölçüde müdahalede bulunacağı oldukça karmaşık bir mesele haline dönmüştür.

Örneğin 2003 yılındaki Irak müdahalesinde BM Güvenlik Konseyi Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğuna ve terörizmi desteklediğine dair Amerikan yönetiminin iddialarını inandırıcı bulmamıştır. Ancak BM kararını hiçe sayarak Irak’a müdahalede bulunan ABD’ye yönelik bu davranışını sorgulayan bir mekanizma BM tarafından geliştirilmemiştir.

Benzer bir durum, terör, insani müdahale ve yaptırımlar konusunda da geçerlidir. Hangi durumlarda insani müdahalede bulunacağına yönelik objektif kriterler söz konusu olsa da BM ve Güvenlik Konseyi’nin insani müdahale pratiklerini uygulaması pek mümkün olmamıştır.

Yasallık ile meşruiyet arasına sıkışmış bir BM düzeniyle karşı karşıyayız. Bosna’da soykırım karşısında geciken BM Güvenlik Konseyi, Kosova konusunda Güvenlik Konseyi’ndeki çıkar çatışmaları nedeniyle müdahale kararı alamamış NATO müdahale etmek durumunda kalmıştır. Suriye krizi konusunda da benzer bir tutum söz konusu olmuştur. 500 bine yakın insan hayatını kaybetmesine rağmen BM, Suriye krizinin çözümü konusunda hareketsiz kalmıştır. Böylesi bir örgütün meşruiyeti olur mu?’ ifadelerine yer veriyor.