Cumhuriyet Tarihinde Rekor Büyüme!

Ekonomi, bu yıl ikinci çeyrekte %21,7 oranında büyüme kaydetti. Cumhuriyet tarihinde en önemli dönüşlerden biri gerçekleşerek, bununla beraber pek çok alanda olumlu gelişmeler yaşandı.

Salgın döneminin ardından, normalleşmenin belli adımlarla gerçekleşmesinin ardından hizmetler sektöründe canlanma yaşandı. İhracat rakamlarında sevindirici gelişmeler bulunuyor. Sanayide de olumlu gelişmeler var. Yıl sonunda %8 veya %9 olması bekleniyor.

Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte büyümesinde en etkili neden baz etkisiydi. Salgının etkisiyle ekonomide %10,4 oranında bir daralma gerçekleşmişti. Fakat kademeli normalleşmeye geçilmesiyle birlikte hızlı bir geri dönüş yaptık. Türki’den daha fazla daraldığı halde hala toparlanamayan pek çok ülke mevcut. İç piyasanın; sanayi, ihracat rekorları ve pek çok atlatılan olumsuz durumlara rağmen etkisi göz ardı edilemez.

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ve büyümeyi önemli yapan iki temel faktör bulunuyor. Bunlardan ilki, büyümenin yalnızca iç tüketime bağlı olarak gerçekleşmediğidir. Ekonomide büyümenin %57’lik kısmı yatırımlar ve net ihracat kaynaklı gerçekleşti.

GSYH içindeki sanayi payı da %26,5 olarak gerçekleşti. 1998 yılından bu yana tarihimizde görülen en yüksek noktaya ulaşmış olduk.

Çeyreklik bazda büyümede ise  %0,9 oranında gerileme oldu. Nisan ve mayıs aylarında yaşanan kapanmanın etkisini burada gözlemlemiş olduk. Bunun yanında, sanayide ara malı tedarik noktasında yaşanan problemler ve yüksek orandaki faizler etkili oldu.

HİZMETLER SEKTÖRÜ CANLANDI

Normalleşmeyle birlikte hizmetler sektöründe canlılık yaşandı. İhracat rakamları ise sevindirici. Sanayide de olumlu gelişmeler var. Yaşanan bu olumlu gelişmeler üçüncü çeyrekte de bizi bekleyen büyüme rakamının çok da şaşırtıcı olmayacağının bir göstergesi durumunda bulunuyor. 2021 yılında genel olarak baktığımızda %8 veya %9 gibi bir büyüme olabilir.

ENFLASYON ORANI VE POZİTİF REEL FAİZ

Büyümede yaşanan olumlu gelişmeler yanında enflasyon %19,25 oranında kaldı. Aylık enflasyonda %75’lik kısım gıda fiyatlarındaki artıştan kaynaklanıyor. Gıda enflasyonu yıllık %29 oranını buldu.

Mevsim değişikliği ve okulların açılmasıyla enflasyon eylülde yüksek gelebilir. Ekim ve Aralık gibi baz etkisiyle düşüş yaşanacağı söylenebilir. Enflasyonda yaşanan tek olumlu yöndeki gelişme ise TÜFE’de son iki ayda yaşanan düşüş denilebilir.

Gıda ve enerji ürünlerinin fiyatları para politikalarındaki araçların büyük kısımda dışında kalıyor. Bu sebeple merkez bankası, para politikasının enflasyondaki etkisini çekirdek enflasyondan izler. TCMB, daha önce enflasyon oranının üzerinde faiz vereceği açıklamasını yapmıştı.

%19.25 oranındaki enflasyon, %19 oranında olan politika faizini aşmış durumda. TCMB’nin faiz artışında bulunması beklentisi bulunmuyor. Reel faiz, mevcut enflasyona kıyasla negatife dönse de beklenilen enflasyondan hesaplanırsa hala pozitif görünüyor.