Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gündeme Dair A…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine toplantısında, sağlıktan eğitime, güvenlikten turizme ve sosyal yardımlara kadar ülkeyi ve milleti yakından ilgilendiren pek çok hususla ilgili değerlendirmeler yaptıklarını belirtti.

Beştepe’de gerçekleşen Kabine toplantısının bitmesi ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesinden halka hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, diğer ülkelerin yaşadıkları sağlık sorunlarının yanında ciddi sosyal çalkantılarla sarsıldığı dönemde milletle tam bir dayanışma içinde yollarına devam ettiklerini dile getirdi. Üretim ve istihdam sektörlerinin yanı sıra tüm kademeleriyle eğitimde de normalleşme adımlarını attıklarını, üstesinden gelemeyecekleri hiçbir sıkıntıyla karşılaşmadıklarını söyleyen Başkan Erdoğan, ‘’Bu çerçevede, Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki Teknik Eğitim Ar-Ge merkezinde öğretmenlerimize ve personele yönelik olarak geliştirilen Kovid-19 hızlı antijen test kiti üretim aşamasına geldi. 3 Aralık Dünya Engelliler gününde 750 engelli öğretmenimizin atamasının yapılacağını da bu vesileyle duyurmak istiyorum.’’ diye konuştu.

KOVİD-19 SALGINI SONA ERMEDİ

Dünya genelinde ve ülkemizde yaşanan koronavirüs salgını hakkında da açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, henüz salgının tümüyle sona ermediğini, tehdit ve tehlikenin ortadan kalkmadığını aktardı. Salgın tedbirlerine riayet etmeyi bir müddet daha sürdürmeleri gerektiğini, özellikle aşılamada hedefledikleri seviyelere bir an önce ulaşmak istediklerini söyleyen Başkan Erdoğan, şunları kaydetti; ‘’Bunun için vatandaşlarımızı, aşılarını bir an önce olmaya veya tamamlamaya davet ediyoruz. Bilhassa üniversite öğrencilerimizden yükseköğretim kurumlarındaki sosyal alanların kullanımında ve toplu taşımada tedbirlere azami dikkat etmelerini bekliyoruz. Biz kendi meselemizi çözsek bile dünya bu virüsten tamamen temizlenmeden ‘iş bitti’ diyemeyiz. Sizlerin de yakından takip ettiği gibi sürekli yeni varyantlarla yeni dalgalara yol açan salgına karşı hep tetikte olacağız. Sağlık sistemini ayakta tutma yanında tüm boyutlarıyla ekonomide, eğitimde, sosyal hayatta geldiğimiz olumlu seviyeyi korumak ve daha ileriye taşımak için buna mecburuz. Kontrolü asla elden kaçırmadan hem vatandaşlarımızın sağlığını koruyacak hem de günlük hayatın kendi mecrasında akmasını temin edecek tedbirleri uygulayacağız. Eskilerin ‘korkulu rüya görmektense uyanık kalmak evladır’ sözünde işaret ettikleri gibi ihtiyatlı şekilde yolumuza devam edeceğiz.’’

FAHİŞ FİYAT AÇIKLAMASI

Koronavirüs salgını sonrası birçok ülkenin kriz içinde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada enerji başta olmak üzere emtia ve gıda fiyatlarında fahiş artışların yaşandığı bir dönemde çoğu ülkenin pahalılık yanında ciddi bir mal ve ürün kıtlığıyla karşı karşıya olduğunu ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ise vaktinde aldığı tedbirler ve güçlü altyapısı sayesinde bu sıkıntılara sınırlı bir şekilde maruz kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘’Fiyatlaması küresel düzeyde yapılan ürünlerdeki fahiş artışları içeriye sınırlı bir düzeyde yansıtarak vatandaşlarımızın yanında olduğumuzu gösteriyoruz. Buna rağmen fiyat artışlarından dolayı sıkıntıya düşen çalışanlarımızı ve üreticilerimizi korumak için de her türlü tedbiri alıyoruz.’’ diye konuştu. Kamu işçi ve memur sözleşmelerinde yaptıkları yüksek artışların bu anlayışın bir yansıması olduğuna işaret eden Erdoğan, ‘’Artık daha çok üreten, daha çok ihraç eden, daha çok kazanan özel sektörümüzün de kendi çalışanlarını aynı şekilde koruyacak, kollayacak bir anlayışı ortaya koyacağına inanıyorum. Aynı şekilde yaşanan istisnai durumu yüksek kar hırsıyla yaptıkları fahiş fiyat artışlarının bahanesi haline getirerek milletimizin mağduriyetine yol açan fırsatçıları da yakından takip ediyoruz.’’ İfadelerinde bulundu.

KİMSE BU VATANI ELİMİZDEN ALAMAZ

Türkiye sınırları içinde yaşayan mülteciler konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın her yerinde insanların kendilerine sevgi ve umutla bakan gözlerinde bu güzel iklimin tezahürleriyle karşılaştıklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu; ‘’Türkiye’deki 3,6 milyon Suriyeliyi ve toplamda 5 milyonu bulan yabancı uyruklu sığınmacı varlığını yük olarak görenler meseleye bir de bu açıdan bakmalıdır. Ülkemize karşı yükselen kin, nefret, düşmanlık dalgalarının çoğu defa biz farkında bile olmadan kırılmasında dua ve şükran ifadeleriyle zenginleşen bu tablonun çok önemli rolü olduğuna inanıyorum. Bin yıldır vatanımız olarak bu coğrafyadaki varlığımız devam ettikçe kimi çevrelerin bize olan husumetlerinin bitmeyeceği açıktır. Ama her kökenden her renkten her inançtan her meşrepten 100 milyonlarca insanın desteği ve duası arkamızda olduğu, milletimizin yüreğindeki istiklal ve istikbal aşkı bitmediği müddetçe Allah’ın izniyle kimse bu vatanı elimizden alamaz.’’

İKLİM DEĞİŞİKLİKLERİ

Dünya’da yaşanan global çaplı iklim krizinin dikkate alınmasını gerektiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir süredir dünya devletlerinin bir araya gelerek iklim değişikliğinin ağır sonuçlarını hafifletmeye yönelik çözüm yolları aradıklarını belirtti. Her ne kadar sebebi olan gelişmiş ülkelerin bu doğrultuda atılacak adımların bedelini karşılamada adil sorumluluk üstlenme konusunda ayak direseler de neticeten iklim değişikliğinin herkesi ilgilendirdiğini ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin acil yük paylaşımı konusundaki itirazlarını saklı tutarak Paris İklim Anlaşması’nı TBMM‘nin onayı ile birlikte yürürlüğe koyduklarını kaydetti. Erdoğan, ‘’Önümüzdeki haftalarda İtalya’da yapılacak G20 toplantısında ve İskoçya’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde ülkemizin bu konudaki yaklaşımlarını tüm taraflarla paylaşacağız. Önümüzdeki dönem için yeşil kalkınma devrimini tüm çalışmalarımızın merkezine yerleştirerek insanlığın önündeki bu önemli krizin çözümünde öncü ve etkin bir rol üstlenmekte kararlıyız. Hükümet olarak biz bu hususta üzerimize düşenleri yaptık, yapıyoruz ve yapacağız.’’ diye konuştu. Erdoğan, bugüne kadar milletin gönlünde karşılığı olmayan hiçbir siyaseti yapmadıklarını, hiçbir uygulamayı hayata geçirmediklerini, yeşil kalkınma devrimini de aynı samimiyetle milletin takdirine sunduklarını söyledi.

BAKANLIĞI’N İSMİ DEĞİŞTİ

İklim değişikliği krizi konusunda herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bırakınız siyaseti, bırakınız Türkiye’yi tüm insanlığın ortak meselesi olduğu anlayışıyla herkesin samimi ve yapıcı bir şekilde bu sürecin içinde yer almasını temenni ediyoruz.” ifadelerini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü; ‘’Cumhuriyet döneminin geçtiğimiz 19 yılda gerçekleştirdiğimiz demokrasi ve kalkınma devriminden sonraki bu en önemli atılımının şimdiden ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu vesileyle iklim değişikliği ve göç konusunda hayata geçirmeyi kararlaştırdığımız yeni yapısal düzenlemelerin müjdesini de milletimizle paylaşmak istiyorum. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın ismini Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştiriyor, bünyesinde bir de İklim Değişikliği ve Uyum Koordinasyon Kurulu oluşturuyoruz. Bu bakanlığımıza bağlı olarak altında ilgili tüm birimlerin yer alacağı bir İklim Değişikliği Başkanlığı kuruyoruz. Konu ile yakın ilişkisi sebebiyle halen Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı olan Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğünü de Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlıyoruz. Bu kurumlarımız Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilgili sorumluluklarını da yerine getirmeyi sürdürecektir. Bir diğer kurumsal reformu da göç konusunda yapıyoruz. İçişleri Bakanlığımıza bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün statüsünü yükselterek Göç İdaresi Başkanlığı haline dönüştürüyoruz. Böylece ülkemizin göç konusunda çok daha kapsamlı, etkin ve hızlı hareket edebilmesini sağlayacak kurumsal kapasiteyi oluşturmayı hedefliyoruz.’’

SAVUNMA SANAYİ SEKTÖRÜNDE GELİŞTİK

Savunma Sanayii alanında da büyük ilerleme gösterildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi askeri gücünü ve savunma sanayisi geliştirerek, sınırların korunması ve sınır ötesi hareket yapmak için ihtiyaç duyulan silah ve mühimmatı üreterek, dışa bağımlılıktan kurtardıklarını belirtti. Erdoğan, sözlerinin devamında şunları kaydetti; ‘’Ülkemizi her türlü meselenin konuşulabildiği; ret, inkar ve asimilasyon politikaları yerine hak, hukuk ve özgürlük temelli bir yönetim yapısına kavuşturduk. Tüm bunlar sayesinde Türkiye’yi istisnasız her köşesinde, milletimizin istisnasız her ferdinin aynı demokratik ve ekonomik imkanlara sahip olduğu müreffeh bir yer haline getirdik. Turizmden çarşı pazara kadar günlük hayatın her anında bu tabloya şahit olmak mümkündür. Düne kadar teröristlerin kol gezdiği yaylalarda artık bal veren arıların, otlayan hayvanların, piknik yapan vatandaşlarımızın ve güzellikleri keşfeden turistlerin sesleri yankılanıyor. Düne kadar teröristlerin yol kesip huzur kaçırdığı ovalarda tarım ve üretim yapılıyor. Düne kadar teröristlerin saldırıları sebebiyle kapalı olan okullarda çocuklarımız eğitim-öğretim görüyor. Düne kadar yatırımcı olmadığı için tabelalarını indiren sanayi sitelerinde her gün fabrika binaları yükseliyor. İnşallah bu güzel tabloyu daha da geliştirerek sürdüreceğiz.’’ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terör örgütünün yurt içindeki insan ve finans kaynaklarını bitirme noktasına gelindiğini, artık çocukları dağa giden anne babaların yürek sızısı yerine, çocuklarına kavuşan Diyarbakır annelerinin sevinçlerini paylaştıklarını söyledi. Samimiyetle çalıştıkça, attıkları adımların karşılığını da görmeye başladıklarını belirten Erdoğan, ‘’Sadece bu yıl ikna yoluyla 153 terör örgütü mensubunun teslim olmasını sağladık. Son 5 yılda bu şekilde yeniden kazandığımız gençlerimizin sayısı 1000’i geride bıraktı. Sınırlarımızın ötesinde de PKK’sından DEAŞ’ına ve FETÖ’süne kadar, terör örgütü mensuplarına nefes aldırmıyor, nereye kaçarlarsa kaçsınlar tepelerine tepelerine biniyoruz. Artık hiç kimsenin bu ülkede milletimizin bir kesiminin dertleri ve beklentileri üzerinden ayrımcılık siyaseti yapmasına izin vermeyeceğiz.’’ diye konuştu. Son 5 yılda 2 milyon 350 bin kişinin Türkiye’ye yasa dışı yollardan giriş yapamadan sınırda engellendiğini bildiren Erdoğan, sınırlar içinde yakalanan düzensiz göçmen sayısının da 1 milyon 300 bini geçtiğini söyledi. Bunların bir kısmı kendiliğinden geri dönerken, 286 binini de biz sınır dışı ettik diyen Başkan Erdoğan, şöyle konuştu; ‘’Tabii bu göçmenlerin neredeyse tamamına yakınının hedefinin ‘Türkiye’de kalmak’ değil, Avrupa’ya hatta belki oradan da başka yerlere geçmek olduğunun altını çizmemiz gerekir. Türkiye, yürüttüğü bu etkili ve kapsamlı sınır güvenliği ve göç politikasıyla Avrupa’nın üstesinden gelemeyeceği bir göçmen akınına uğramasının önüne geçmiştir. Ama artık bizim bu yükü tek başına üstlenmemiz mümkün değildir. Meselenin, her ne kadar verilen sözler tam manasıyla yerine getirilmemiş olsa da sadece maddi külfet paylaşımıyla çözülemeyecek bir boyuta ulaştığını herkes görmeli ve kabul etmelidir. Avrupa başta olmak üzere göçmenlerin hedefi durumundaki ülkelerden, daha fazla, daha gerçekçi, daha samimi sorumluluk üstlenmelerini bekliyoruz. Biz, sınırlarımız içindeki mevcut göçmen meselesinin bir kısmını, güvenliği ve gönüllü olarak geri dönmelerini sağlamak, bir kısmını sosyal ve ekonomik programlarla ülkemize entegre etmek suretiyle çözeriz. Bu çerçevede uyum stratejilerimizi belirledik ve gereken adımları atmaya başladık. Gerisi sığınmacıların hedefi olan yerlerin sorunudur. Göçe kaynaklık eden ülkelerden göçün hedefi olan ülkelere kadar tüm tarafları kucaklayan bir program geliştirilmediği sürece bu sorunun çözümünün mümkün olmadığını da biliyoruz. Türkiye’nin bu doğrultuda atılacak her adıma destek olacağından, katkı sağlayacağından kimsenin şüphesi olmasın.’’